Ana içeriğe atla

Çiş'teki Mucize

1747 yılının "Büyük Mükemmel Dünya Lugati"nden: Johann Heinrick Zedler'in İdrar hakkında yazdıkları: Hayvanların da, insanların da idrarında faydalı bazı şeyler vardır. Almanya'da elde edilen güherçile, özellikle insanlarla hayvanların sıkça idrar bıraktıkları yerlerde görülüyor. (Herhalde eski evlerin çevresini bu yüzden duvar gibi ısırgan otları sarardı) insan idrarı birçok alanda tedavi edici ve güçlendirci özellikleri ile kullanılır. 

1. Örneğin saç dökülmesine karşı: Patates unu ile kükürt tozu bekletilmiş idrar ile kararınca karıştırılır. Bu karışım, merhem gibi başa sürütürse, saç dökülmesi önlenir. (Buna bir dana safrası da eklenebilir.) 

2. Yüzdeki koyu renkli lekelere karşı: Oğlan çocuk idrarından Bir parça tentür alınır ve nişadır ile karıştırılır. 

3. Başlangıç halindeki katarakt, defne yaprağı tozu, arap zamkı ve sıcak çocuk idrarı ile hazırlanan bir merhemle önlenir. 

4. Gözlerdeki yaralanmalar en iyi, hafif kaynayan çocuk idrarı içinde bal eritilerek elde edilen sıvı ile sık sık göz banyosu yapılarak iyileştirilir. Gözler, Bu sıvıyla istendiği kadar sık yıkanabilir. 

5. Kulak, iltihabında, çocuk idrarı henüz sıcakken kulağa akıtılırsa, nemli ve cerahatli noktaları kurutur. 

6. Kulağa böcek ve saire gibi şeyler kaçarsa, yaşlı insan idrarına soğan suyu ve asop (bir şifalı bitki) iyice karıştırılır ve kulağa dökülür. 

7. Boğaz iltihabına karşı, zor olmasına rağmen, içine bir tutam safran katılmış insan idrarı ile gargara yapmak iyi gelir. 

8. Ellerin ve dizlerin titremesinde, insanın idrarını yapar yapmaz, el ve dizlerini bununla ovması ve yıkaması faydalıdır. 

9. Vücutta su toplanmaya başlarsa insan uzunca bir zaman sabah aç karnına kendi ilk idrarından biraz içmelidir. Bunun sarılıkta da yararı olur. 

10. Bir kadında ay hali bozukluğu varsa, dövülmüş sarmısakla karıştırılmış oğlan çocuk idrarı sıcak olarak oturağa konur ve üzerine oturularak buhar banyosu yaptırılır. 

11. Makatta veya başka mahrem yerlerde çıkan sivilce türünden şeyleri, düz bir taş parçası iyice kızdırılıp üzerine çocuk çişi dökülerek elde edilen sıvı ile yıkamalıdır.

12. Kadınların cinsel organlarındaki yanma ve kaşıntıları, sıcak idrar ile yıkamak faydalıdır. 

13. Birinin ayağına yabancı bir cisim batarsa, ayak uzun süre idrar içinde tutulmalıdır. Böylece cisim kolayca çıkar. 

14. Veba salgını sırasında insan her gün bir parça kendi idrarından içerse vücudun direnci artar. 

15. Arı sokmasına karşı hemen idrarla ıslatmak birebir gelir. 

16. Her gün gözünü taze sıcak idrarla yıkayan insan, ihtiyar halinde bile parlak ve keskin gözlere sahip olur. 

17. Bir yeri yara olan sığırın yarası insan idrarı ile yıkanabilir, yara, daha sonra zift ve domuz yağından bir karışımla sıvanmalıdır. 

18. Sırt, böğür ve taş ağrılarına erkek keçi idrarı iyi gelir. Sabah erkenden hayvanın ağzı sıkıca tutulur, o korkusundan çiş yapar, bu toplanır ve bekletilir. Sonra distile edilir. Elde edilen tuz, biraz su ile kaynatılır ve her sabah 20-25 damla içilir.

Tarihte İdrarın Kullanımı 

1. Antik Yunan ve Roma devrinde bir çelik parçası ateşte kızdırılarak yeniden biçimlendirilirdi. Demirciler, M.Ö. 1200 yıllarından beri böyle çalışıyorlardı. Kızdırılmış çeliği, söz gelimi bir kılıcı, sertleştirmek için üzerine soğuk su, keçi kanı veya idrar dökerlerdi. 

2. Eski Romalılar yünlerini temizlemek için idrar kullanırlardı. İrlandalıların da yün atkılarını idrara batırdıkları bilinir. Yünlü eşyanın rengini koruması için idrara batırıldığı bir gerçektir. Bu yöntem Orta Amerika Kızılderilileri ve Afganistan halkı tarafından da biliniyordu. 

3. Sibirya'da deriler idrara batırılarak dayanıklı kılınıyordu. Kızılderililer manda derilerini, mak için idrara yatırıyorlardı. Eskimolar idrarlarını toplar, bununla postları tabaklarlardı. Postlar böylece esneklik kazanırdı, kılları da daha kolay yolunabilirdi. Bu işlemlerin Avrupa'da da bilindiği anlaşılıyor. 

4. Bir kızılderili kabilesi olan Çinukların sevdiği "Çinuk-Zeytini" diye bilinen bir gıda maddesi vardır. Beş ay boyunca insan idrarında bırakılmış bir palamut çeşididir. Bu süre içinde tümü mayalanır ve insana bir çeşit hoş sarhoşluk verir. 

5. Romalı yazarlar, barbarların sünnetli çocuk çişini kısırlığı önlemek için kadınlara içirdiklerini yazarlar. 

6. Kutsal inekleri ile ünlü Hinduların, takdis olmak için ineklerin idrarını içtikleri bilinir. Himalayalarda inek idrarı dini törenlerde kullanılır. Günahlardan en iyi idrar sayesinde arınıldığına inanılır. İranlılar da temizlik konusunda benzer uygulamalardan yararlanıyorlardı. 

7. Müslümanlarda ise vücuttan atılan şeyler tamamen pis sayılır. Elbisesine bir damla çiş sıçrayan müslüman bununla namaz kılmaktansa, çıplak ibadet etmeyi yeğler. 

8. Sibirya'da kadınlar sıklıkla kendi idrarlarını veya komşularındakini içerler. Burada da idrar alkolle karıştırılıp, içki olarak sarhoş olmak için içilir. Sarhoşların idrarları da alkole doymuş vaziyette ğundan tekrar içilir. 

9. Bira mayası bulunmadan önce Avrupa’da fırıncılar mayalanması için hamura idrar katarlardı. 

10. Amerika'da tütün yaprakları iyice tat alsın diye abdesthanelere asılır, ayrıca özel olarak kadın idrarında bekletilerek yumuşatılırdı. Mısır'da sigara tütünleri kadın idrarına yatırılarak yumuşatılır, ama erkek idrarı keskin olduğu için uygun bulunmazdı. 

11. Yüzyılın başında Berlin'de bir peynir tüccarı, peynire lezzet vermek amacıyla genç kızların idrarlarını kullandığı için cezalandırılmıştı. İsviçrelilerin de peynirin çabuk mayalanması için idrar kullandıkları söylenir. 

12. Balkan köylüleri peynir hammaddesini erkek çocuk idrarına yatırıyorlardı. Böylelikle kurtlandırılan bu madde lor peyniriyle beraber ezilince, son derece lezzetli, baharatlı bir peynir elde ediliyordu. 

13. Chysocollum adı verilen bir maddeyi elde etmek için çocuk idrarı bakır bir leğen içinde iyice karıştırılıp, bal kıvamında bir tortu kalana dek güneşte kurumaya bırakılırdı. Bu da bazı hastalıkların tedavisinde ve altın yapıştırmakta kullanılıyordu. 

14. Çeşitli hayvanların idrarları da ilaç yerine kullanılıyordu. Sırtlan idrarı müzminleşmiş ağrılara, vaşak idrarı göğüs ağrısına, erkek keçininki ise yılan zehirine karşı iyi geliyordu. 

15. Çocuk idrarı da yılan sokmasına karşı kullanılırdı. Ayrıca göz hastalıklarında, yanıklarda, kulak akıntılarında idrar şifalı sayılırdı. Tüm deri hastalıklarında, iltihaplarda, çıban ve cerahatlarda kişinin kendi idrarı özellikle faydalı görülürdü. 

16. Güney denizinde yerli halk, kömür tozu ile idrardan oluşan bir karışımı dövme yapmak üzere kullanılırdı. 

17. Eskimolarda idrar, saç temizliği için en çok tercih edilen maddeydi. J.G. Bourke, bütün eski kavimlerde insan ve hayvan idrarının büyük bir ekonomik değeri olduğunu saptadı. İdrar, tüm dünyada bildiğimiz ilk sabun işlevini görmüş olmalıdır. 

1917 yılında bile, Fransa ve İngiltere'de kadınların ellerini idrarla yıkamak sureti ile yumuşattıkları görüşü yaygındı. Eski bir Afrika âdetine göre süt fıçıları idrarla yıkanırdı. Sibirya'da da halkın mutfak kaplarını idrarla yıkadığını Bourke anlatıyor. Kaliforniya'da kızılderili kadınlar, sert havalardan korumak üzere çocuklarını kömür tozu ve idrarla karıştırdıkları bir madde ile ovarlardı. İzlandalılar ellerini ve yüzlerini idrarla yıkarlardı. Bunlar Alaska'da ve başka kavimlerde de bilinen uygulamalardır. Hepsi de idrarın sabun yerine geçtiğini biliyorlardı.

Bu konuda Sibiryalıların da şöyle bir alışkanlıkları olduğu anlatılır: "Yemeklerden sonra, ihtiyacı olanlara, küçük birer kâse verilirmiş. Bu kâselerde toplanan idrarlarla evin hanımı yemek masalarını siler, bıçaklarını yıkarmış." Eskiden İspanya'da da insanların idrarla yıkandıkları anlatılır; hatta bu âdet yüzyılın başına kadar devam etmiş. Ayrıca sağlıklı olduğu inancı ile ağız ve dişlerin de idrarla çalkalandığı belirtiliyor. Bu yöntem Mısır'da da biliniyordu. 

Ortaçağda bir Alman eczacı, kum ve idrar karışımı bir mahlut ile ağız ve diş temizliği yapılmasını bile önermişti. 

1. Macarlar ve Slovaklar çocuklarını annenin idrarı ile yıkarlardı. 

2. Balina avcıları seferdeyken gömleklerini idrarla yıkarlardı. 

3. İrlanda, Almanya ve İskandinavya'da çamaşırcı kadınlar yünlü giysileri yıkarken suyun içine, yumuşatıcı olarak, idrar katarlardı. Geçen yüzyıla kadar ünlü İngiliz tüvit kumaşı, yün keçeleşmesin diye özellikle insan idrarı kullanılarak hazırlanırdı. 

4. Kuzey Afrika ülkeleri ve Afganistan'da, halılar renkleri daha parlak olsun diye hâlâ deve idrarı ile yıkanmaktadır. 

(J. G. Bourke: Halkların Gelenek, Görenek, İnanç 1913)

Tıptaki Bilgiler 

Haydi, en baştan başlayalım: 

İdrar ya da sidik nereden gelir? 

Vücutta nasıl dolaşır? 

Nasıl oluşur? 

Hangi renklerde görülebilir? 

Bize hangi hastalığı belli eder? 

Hangi önemli bilgileri tuvaletlerimizde bırakıp gidiyoruz? 

Temel bir fikir edinmeniz amacıyla ön bilgilerimizden kısa özetler sunalım: 

İdrar Nasıl Oluşur? 

Kanın böbreklerde süzülmesi ile idrar oluşur. Burada organdan dışarı bir sıvı atılır, bu idrar veya sidiktir. İçinde madeni tuzlar ve protein bulunan bir sıvıdır bu. İdrar önce böbreğin içindeki havuzcuklarda toplanır. Oradan idrar yolu ile mesaneye gelir ve orada birikir. 

Mesane 

Mesane içi boş bir adaledir. Kasılarak içindekini idrar yoluna boşaltır. 200-400 mililitreye kadar idrar hissine dayanıklıdır. Eğer mesane ağzı zarar görmüşse, örneğin rahim sarkması ile üzerinde baskı varsa, irade dışı idrar boşalması olur. Mesane'nin kasılıp gevşemesi iradeye bağlı değildir. Yetişkin bir insanın mesanesi günde -içtiği suya bağlı olarak1000-2000 mililitre sıvı boşaltır. 

Mesane Hastalıkları 

Mesanede en sık rastlanan hastalık mesane iltihabıdır. Buna idrar yoluna sokulan bakteriler sebep olur. Kadınlarda idrar yolu iki-dört santim kadar daha kısa olduğu için, onlarda daha çok iltihaba rastlanır. Erkeklerde mesane iltihabı az görülür. Buna karşılık erkekler iltihaplı bir akıntıyla ortaya çıkan idrar yolu tıkanıklığından rahatsızlık duyarlar. Bol su içenler, aşağı idrar yollarının yıkanmasını ve kendini onarma işleminin desteklenmesini sağladıkları için iyi korunmuş olurlar. Bu çok önemli organ kum, mesane taşı, iyi huylu polipler veya mesane kanseri gibi hastalıklardan da etkilenir. 

İdrar Nedir? 

Ölü hücrelerin atılması, aynca et ve balık gibi, yenilen gıda maddeleri, tüm vücutta ürikasit oluşumuna neden olur. Ürikasit özellikle karaciğerde oluşur, insan, az et yediği zaman günde bir grama dar, çok et yediği zaman iki gram dolayında ürikasiti vücudundan dışarı atar. İnsan kanında 100 mililitrede 2,3 veya 9,1 miligram ürikasit vardır -erkeklerde kadınlara oranla biraz daha fazladır. 

Ürikasit kristalleri mafsallara yerleşirse gut hastalığına yol açılır. İdrar içindeki katı maddelere, yani idrar çökeltisine idrar sedimenti denir. Bunun içinde bakteriler, ürikasit kristalleri, kalsiyum karbonat, amonyak, fosfatkalsiyum fosfat, sülfirik asit ve aminoasit. İdrarda ayrıca enzimler, C vitamini ve böbrek içinde kimyasal dönüşüm sonucu oluşan, yüze yakın atık bulunur. 

Sedimentin tam bir tahlili ile idrar yolları hastalıklarının teşhisi ve başka organlardaki hastalıkların tespiti mümkündür: 

Aminoasitleri (leucin ve tyrosin) karaciğer hastalığına işarettir; amonyak mesane iltihabının habercisidir. İdrar doymuş bir sıvıdır. Kimyasal dengesi bozulacak olursa bir veya birden fazla maddenin eksikliği taş oluşumlarına yol açar. Protein dönüşümünün son ürünü olan üre -beslenmeye bağlı olarak 30 gramlık miktarlarda her gün vücuttan dışarı atılır. Normal idrar, safradaki boya maddeleri yüzünden berrak ve sarımsı renktedir. 

Bakteriler, irin veya diğer organik tortular, idrarın bulanık olmasına yol açar. Sağlıklı bir idrarda protein ve şeker bulunmaz. Ateş, idrar yolu iltihapları ve kan şekerinin yükselmesi sonucu idrara karışan şeker nedeniyle rarla birlikte protein de atılabilir. İdrar zehirlenmesi, böbreklerin çalışmaması sonucu olur, yani metabolizma bozukluğu sonucu, oluşan atıkların hepsi vücuttan atılmaz. 

Belirtileri yorgunluk, susuzluk, çalışma isteksizliği ve giderek cildin kirli-gri-sarı bir renk almasıdır. Cilt kuru ve döküntülüdür. Başağrısı, mide bulantısı, kusma ve bezdiren bir hıçkırık başlar. Üstelik hasta çevresine idrar kokusu yayar. Sonunda hasta kendini kaybeder ve üre koması denilen durum görülür. 

Böbreğin idrar üretmesine yardımcı olarak bilinen idrar söktürücü maddeler, örneğin kafein, bazı bitki kökleri ve sülfanomit bileşikleri, suyun vücutta depolanmasını engeller ve ödemi önlerler. Böylece tansiyon düşer. Buna karşılık vücuttaki su miktarının artması vücutta potasyum eksikliğine sebep olabilir. İdrar bir kenarda bekletilirse, hafifçe bulanıklaşır ve böylece nebekula belirginleşir. Bu, idrar mukozası denen, örümcek ağı gibi iplikleşmiş bir bulutu andırır. İnsandan alınan taze idrar hafifçe parlar. Sulu idrar hafif mavimtrak, koyu idrarsa sarı-yeşil renktedir. 

Normal bir insanın idrarı, tıpkı et suyu gibi kokar, bu koku, idrar buharlaştırıldığı zaman daha iyi fark edilir. Ancak hava ile temas ederek okside olduktan sonra yakıcı bir özellik kazanır ve amonyak kokusu belirgin hale gelir. Terebentin solumuş bir insanın idrarı menekşe gibi kokar. 

Kuşkonmaz yemiş olan bir insanın idrarı, hemen herkesçe bilinen bir madde olan metilmerkaptan içerir ve bu idrarda belli olur. Kediotu ve pırasa da idrarda kendi kokularını belli ederler. İdrarın tadı hafif tuzlu ve ekşidir. Sadece şeker hastalarının idrarı tatlı olur. İdrarın yüzey gerilimi sudan daha zayıftır. 

Donma noktası -bileşimine göre-0,3 le, -2,7 derecededir. Asit oranı PH 7 (normal), pH5 (asitli) arasındadır. İdrarda aşağıdaki inorganik maddeler bulunur: Asit tuzları, potasyum nitrat, sülfirik asit, asit fosforik, karbonik asit, asit silisik, asit fluorik, potasyum, amonyum, kalsiyum, magnezyum, demir, sodyum. İdrarda ayrıca azot ve oksijen gazları da vardır. 

Organik madde olarak: üre, karınca asidi, proprion, yağ asidi, oksalik asit, allantoin, histidin, karbaminasit, ürikasit, adenin ve kreatin bulunur. Yetişkin bir insanın idrarında 24 saat içinde 35 gramı organik, 25 gramıysa inorganik madde olmak üzere 60 gramlık çözülgü birikir. İdrar içindeki azot ve oksijen oranı 1.5'tir. Vücuttan ortalama 1-5 gram fosforik asit idrar yoluyla atılır. İdrarda bulunan nitratlar gıdalardan veya içme suyundan kaynaklanır. İdrarın içinde renk maddeleri ve kromojen de vardır. 

Başlıca renk maddesi urokrom'dur ve idrara sarı rengini verir. Bu azot içeren sarı bir tozdur, suda ve sulu alkol içinde çabuk erir. Tam olarak dun neresinde oluştuğu hâlâ bilinmemektedir. 

Hayvan İdrarı Sürüngenler ve kuşlar gibi, az su içen hayvanların, idrarları macunu andırır. Et yiyen hayvanlarınki asit tabiatlı, bitki ile beslenenlerinki alkali tabiatlıdır. Et yiyenlerle ot yiyenlere aynı besin verilir veya aç bırakılırlarsa idrarın bileşimindeki fark ortadan kalkar. Ayrıca şekli beslenmeye bağlıdır. Et yiyenlerin idrarında daha çok fosfor asidi bulunur, ot yiyenlerin ise kakasında çıkar. 

Kertenkele ve yılan idrarı sarımsı bir macun gibidir, timsahınki daha suludur. Kuşlar idrarlarını kakaları ile birlikte yaparlar. Kurbağalar günde 10 santimetreküp idrar çıkarırlar. Bu insana kıyasla on kat fazladır. Midyelerde ürin vardır ama ürikasit yoktur. Sepia denilen bir cins mürekkepbalığı ürikasidi vücudundan katı madde olarak çıkarır.

İdrar Nerede Toplanır? 

Böbrekler bel kemiğinin iki yanında bel büyüklüğünde ve fasulye biçiminde yerleşmiş organlardır. 120 veya 200 gram ağırlığındadırlar. Böbrekler vücudun tuzlu su gereksinimini ve asit-baz dengesini düzenler. Her böbrekte bu iş için bir milyon adet Nefron denilen cisimcik bulunur. Kılcal kan damarları, bütün nefronlara ulaşır. Nefronların böbrek çukuruna dönük yanlarında bir açıklık vardır. Buna tubulus denir. Bu tubuluslar böbrek içine gelen toplama kanalları ile birleşiktir, idrar, idrar yollarına geçmeden önce orada toplanır. Küre biçimli nefron kapsülcüğü içindeki basınç sonucu, kılcal damarlarda sadece kan plazması ile protein plazması kalır, bütün diğer maddeler ve su, kan damarlarından çıkar, kapsüle sızarlar, sonra ön-idrar olarak idrar yoluna geçerler. Sıvı burada madde alışverişini gerçekleştiren hücrelerin yanından akarken, bunlar vücuda yararlı bazı maddeleri su, mineraller vitaminler vs.'yi tekrar emerek alırlar. Böylece ön-idrar idrara dönüşür. Her gün vücuttaki tüm suyun üç katı kadar su süzülür. Bu, aşağı yukarı 180 litredir (yani 18 büyük kova su). Temiz bir hesapla bu 180 litrenin 150 litresi vücuda geri döner. Fakat insan, vücudundan 30 litre su boşaltmaz, bu sadece 1,5 litredir, bunu sağlayan da adiuretin hormonudur. Bu hormon emilme işlemini kuvvetlendirir. Karbonhidratlar da normalde olduğu gibi emilirler. Ancak şeker hastalarında bunlar idrara geçer. Asit-baz dengesi kandaki hidrojen konsantrasyonunu 7.4 pH değerinde sabitler. Susuzluk hissi ile vücut, organların su gereksinimini ayarlar. Bunu sağlayan, beyne bağlı hypotalamus guddesinin, osmos reseptörüdür. İçilen su vücut tarafından ince bağırsaktaki kan damarları aracılığı ile içeri çekilir. Hormonlar yönetimindeki bir "su saati" insana ne zaman susuzluğunu gidereceğini hissettirir.

Kılcal kan Böbreklerin 24 saat içinde süzdükleri kan miktarı, filtre edilen su miktarından çok fazladır: tam 2000 litre. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

M - SEBZE ve MEYVELERDEKİ ŞİFA

MAYDANOZ:  Salata ve yemeklerin süsü maydanozun nerdeyse deva olmadığı dert yok gibi. A ve C vitamini ile demir, kükürt, fosfos ve mangan elementleri deposu olan maydanoz sindirimi kolaylaştırıyor, böbrek taşlarını düşürüyor, görme gücünü ve anne sütünü artırıyor. Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir ve taşları düşürüyor, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur. Yatmadan evvel yenildiğinde sabahları tatlı bir nefesle uyanmamızı sağlar. Anne sütünü artırır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Görme gücünü artıyor, kaynatılıp içiildiğinde ve cilde bu suyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Kaynatılan maydanozun suyu gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Kaynatılıp sirke ile saçlar yıkandığında saçların uzaması ve kuvvetlenmesini sağ...

Şeker Hastalığı ile İlgili Doğru Bildiğiniz Yanlışlar

YANLIŞ Şeker hastaları genelde pek bir şey yememelidir. DOĞRU Tam tersi sık sık yemeleri mecburidir. Günde 6 öğün mutlaka yenmesi gerekir. Bu şekilde kan şekerinin düzenli seyretmesi sağlanır. Yatmadan önce de az şekerli bir meyve yenmesi uygundur. Örneğin; elma, armut, şeftali, çilek, kırmızı erik gibi. YANLIŞ İnsülin tedavisi alışkanlık yapar. DOĞRU Hayır gerekliyse mutlaka yapılmalıdır. Alışkanlık söz konusu değildir. YANLIŞ İnsüline ne kadar geç başlanırsa o kadar iyidir. DOĞRU İnsülinden kesinlikle korkmamak gerekir. Modern tedavi de erken insülin tedavisi hastaların pankreas bezlerini korur. Kendi insülinlerini yapmalarını destekler. YANLIŞ Şeker hastaları spor yapamaz. DOĞRU Hastalığa uygun spor yapabilirler. Yüzme, düz koşu, yürüyüş, bisiklet en ideal olanlarıdır. Ama grup halinde yapılan basketbol, futbol gibi sporlardan kaçınmak gerekir. YANLIŞ Şeker hastaları ameliyat olamaz. DOĞRU Hayır olabilir. Şeker seviyesi sıkı takip edilerek ameliyat olmaları herkes gibi normaldir. YA...

Y - SEBZE ve MEYVELERDEKİ ŞİFA

YENİBAHAR:  Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. YOĞURT:  Vücudun çeşitli organlarında bulunan bakterilerden bağırsakta barınanları, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından önemlidir. Bu bakteriler, enfeksiyonların ve bulaşıcı bir hastalık geçirirken almak zorunda kaldığımız antibiyotiklerin saldırısına uğrayabilir. Bu da sindirim sistemini harap eder. Yoğurt bu sorunu çözer, azalan bakteri miktarını normal seviyesine getirir ve enfeksiyonları hem önler, hem de onlarla mücadele eder. Bağışıklık sistemini de canlandırır. Kalsiyum oranı sütten fazla olan yoğurdun, protein oranı süte eşittir. YULAF:  Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır. YERALMASI:   Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir.