Ana içeriğe atla

Antioksidan Nedir?

Antioksidan Nedir? 

Serbest Radikaller ve Antioksidan

Serbest radikaller vücudumuz oksijen kullanırken meydana gelen atık maddelerdir ve bu maddeler yüksek oranda tahrip edici özelliğe sahiptirler. Serbest radikaller temas ettikleri moleküllerin yapısını bozucu etki gösterirler. 

Vücut dokularındaki bazı kimyevi reaksiyonlar, belirli koşullarda serbest radikal molekülleri üretir, metabolik sorunlara neden olur ve dokularda hasar meydana getirmede rol oynar. Bunlar çok hızlı bir biçimde hücre bileşenleriyle reaksiyona girer ve bunun neticesinde hidrojen peroksit, süperoksit ve singlet oksijen gibi moleküller oluşur. 

Bunların tümü de potansiyel olarak canlı hücrede hasar oluşturabilecek özelliktedirler. Serbest radikaller vücudda gerçekleşen her işlemde, her aşamada doğal olarak meydana gelmektedir. Fakat normalde vücuddaki doğal antioksidan savunma sistemleriyle bu kararsız elektron yüklü kimyasallar büyük oranda yok edilmekte ya da uzaklaştırılmaktadır. 

Antioksidan savunma sistemi yeterince iyi çalışmıyorsa ve antioksidan gıdalar yeterli oranda yenilmiyorsa veya antioksidan özellikli desteklerden faydalanılmıyorsa serbest radikaller hücrelere zarar vererek birçok önemli rahatsızlığın başlangıcına zemin hazırlar ve de erken yaşlanmaya sebebiyet verir.

Serbest radikaller vücudun antioksidan aktivitesinden daha yoğunsa olduklarında bir dengesizlik meydana gelir ve hücrelerde oksidatif hasar oluşur. Yaşlandıkça vücudun doğal antioksidan üretimi azalır. 

Uzmanlara göre antioksidan üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Devamlı olarak serbest radikallerin etksine maruz kalan dokuların yenilenebilmesi için antioksidanlara gereksinim vardır. Antioksidanların bir kısmı vücut tarafından üretilir, bir kısmıda sebze ve meyvelerle alınması gerekir. 

Havadaki kimyasal maddeler, gıdalardaki katkı maddeleri, ilaç artıkları, güneş ışığı, egzoz dumanları gibi birçok kanserojen madde antioksidana olan gereksinimi artırır. Gerekli oranda antioksidan alınamadığı takdirde kanser ve kalp hastalıklarının meydana gelme olasılığı artar. 

Vücutta oksidatif hasar çeşitli tip oksijen radikallerince oluşturulmakta ve her antioksidan bu radikal tipleri üzerinde etkili olamamaktadır. Bu yüzden daha yüksek ölçekte bir fayda sağlamak için mümkün olduğunca değişik antioksidant kaynaklarından faydalanılması gerekir. 

Vücudumuzdaki antioksidan enzim sistemleri, oluşabilecek anlık hasarları önleyebilmektedir. Sebze, meyve ve ilaç formülasyonları biçiminde alınan antioksidanlar, vücudumuzun antioksidan gücünü destekleyici etki gösterir. Antioksidanların, kanser, kalp ve damar gibi ciddi hastalıklara karşı koruyucu ve tedaviye yardımcı olabileceğini gösteren deneysel çalışmalar vardır. 

Antioksidanlardan zengin olan besinler Oksijen Radikali Emme Kapasitesi (ORAC) yüksek olan besinler olarak tanımlanır. Meyve ve sebzelerin içerdikleri antioksidan kapasiteleri, sahip oldukları antioksidan etkili bileşiklerin miktarına ve türüne bağlı olarak farklılıklar gösterir. 

Yapılan araştırmalara göre günde yaklaşık olarak 3000-5000 ORAC değerine sahip yiyecek alındığında antioksidan bedenin kapasitesinin güçleneceği ve serbest radikal hasarından yeterince korunabileceği belirtilmektedir. 

Antioksidan Yiyecekler 

• A, C, E vitamini, çinko ve selenyum mineralleri en iyi bilinen antioksidanlardır. 

• Üzüm çekirdeği ise en güçlü antioksidan kaynağıdır. Bilhassa kara üzüm çekirdeği çiğnenerek yendiğinde doğal olarak antioksidan alınmış olur. 

• Yeşil çayında antioksidan etkisi vardır ve günlük olarak içilmesi tavsiye edilmektedir. 

• Yaban mersini, böğürtlen, çilek, kuşburnu, kivi, mürdüm eriği antioksidan özelliği olan meyvelerdir. 

• Soğan, sarımsak, brokoli, kereviz, havuç, lahana, karnabahar, semiz otu, domates, brüksel lahanası antioksidan kaynağı sebzelerdir. 

• Meyve ve sebzelerin daha koyu ve canlı, daha parlak renkli olanları daha fazla antioksidan madde içerirler. 

• Badem, ceviz, fındık, kabak ve ay çekirdeği de antioksidan içeren besinlerdir. 

• Besinlerdeki antioksidanlar, serbest radikalin meydana gelişini engelleyici ya da var olan serbest radikalleri etkisiz hale 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şeker Hastalığı ile İlgili Doğru Bildiğiniz Yanlışlar

YANLIŞ Şeker hastaları genelde pek bir şey yememelidir. DOĞRU Tam tersi sık sık yemeleri mecburidir. Günde 6 öğün mutlaka yenmesi gerekir. Bu şekilde kan şekerinin düzenli seyretmesi sağlanır. Yatmadan önce de az şekerli bir meyve yenmesi uygundur. Örneğin; elma, armut, şeftali, çilek, kırmızı erik gibi. YANLIŞ İnsülin tedavisi alışkanlık yapar. DOĞRU Hayır gerekliyse mutlaka yapılmalıdır. Alışkanlık söz konusu değildir. YANLIŞ İnsüline ne kadar geç başlanırsa o kadar iyidir. DOĞRU İnsülinden kesinlikle korkmamak gerekir. Modern tedavi de erken insülin tedavisi hastaların pankreas bezlerini korur. Kendi insülinlerini yapmalarını destekler. YANLIŞ Şeker hastaları spor yapamaz. DOĞRU Hastalığa uygun spor yapabilirler. Yüzme, düz koşu, yürüyüş, bisiklet en ideal olanlarıdır. Ama grup halinde yapılan basketbol, futbol gibi sporlardan kaçınmak gerekir. YANLIŞ Şeker hastaları ameliyat olamaz. DOĞRU Hayır olabilir. Şeker seviyesi sıkı takip edilerek ameliyat olmaları herkes gibi normaldir. YA...

K - SEBZE ve MEYVELERDEKİ ŞİFA

KARANFİL:  Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. KEKİK:   Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır. KIRMIZI BİBER:  Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili. Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor. Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze, aynı zamanda içerdiği beta karotin ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. 100 gram kuru kırmızı biberin 318 kalori enerji verdiğini, 148 miligram kalsiyum, 76 miligram C vitamini (taze biberde 340 miligram), 8.1 gram su, 2 bin 14 miligram potasyum, 41 bin 610 IU A vitamini, 12 gram protein, 293 miligram fosfor, 15 miligram B3 vitamini, 17.3 gram yağ, 152 miligram magnezyum, 2 miligram B2 vitamini, 56.6 gram karbonhidrat, 30 miligram sodyum, 1 miligram B1 vitamini, 24.9 gram li...

Zahter'in Faydaları

Zahter :  Saturejae hortensis Şeker hastalığına karşı kullanılır. Osmanlıdan günümüze kadar bir kültür olarak gelen zahter bitkisi hem çay hem de kahvaltılık olarak kullanılıyor. Naif kokusu, güzel tadı, harika rengi ile hem çayın yerini alıyor hem de şifa kaynağı olarak kullanılıyor. Yetiştiği Yerler : Zahter özel olarak yetiştirilen bir kültür ürünü olmayıp yabani olarak kendiliğinden yetişir. Çimenlik tarla kenarlarında, orman kıyılarında ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde hayat bulur. Güneş ve sıcak istediği için, toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık yerlerde çoğalır. Güneşli öğle sıcağında menekşe renkli çiçeklerden güzel koku yayıldığından, Haziran-Ağustos aylarında hayvanlarını otlatan çobanlar veya köylüler tarafından büyük emeklerle toplanır.  Şifası yapraklarındadır.  Bunlar saplarıyla toplanır, gölgede kurutulup kullanılacak hale getirilir. Kullanıldığı Yerler Zahter içecek çay olarak, kahvaltılık olarak tüketimin yanında çeşitli karışıml...